Makalelerimiz

ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN MALININ HACZİ VE İSTİHKAK DAVASI – İİK 97

İSTİHKAK DAVASI

Bu makalemizde alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan bir icra takip dosyasına istinaden yapılan haciz işlemi sırasında borçlu dışında üçüncü bir kişiye ait olan malların haciz işlemine tabi tutulması durumunda izlenmesi gereken usullerden, uyulması gereken esaslardan ve üçüncü kişinin haklarından bahsedeceğiz.

İstihkak Nedir ? – İstihkak Davası Nedir ?

İstihkak teriminden bahsetmek makalemizin daha iyi anlaşılması açısından önem arz etmektedir. Buna göre; istihkak kelimesi anlam olarak ”Hak Kazanma, Hakkı Olma, Hak Etme ve Hak Edilen Şey” anlamına gelmektedir. Ancak sözlükteki anlamın dışına çıkarak konumuz ile ilgili bir anlam oluşturmak gerekirse istihkak kelimesi ”Bir kişinin bir mal üzerindeki her türlü hakkını” ifade etmektedir.

Malı Haczedilen Üçüncü Kişinin Hakları Nelerdir ?

Makalemize konu olayın başlangıç süreci ise şöyle olacaktır; Alacaklı, borçlu aleyhine bir icra takibi başlatacak, takip dosyası kesinleşecek ve gerekli masrafları alınarak talep edilmesi ile birlikte dosya borçlusuna ait yere haciz ve muhafaza işlemlerinin yapılması için gidilecektir. Bu noktaya kadar yapılan tüm işlemler genel icra takip işlemleridir.

Tam bu noktada haciz mahallinde bulunan ancak sahibi borçlu olmayan bir malın haczedilmesi makalemizin konusu olan olayı oluşturacaktır. Buna göre; haciz mahallinde bulunmasına rağmen üçüncü bir kişiye ait olan bir malın haczedilmesi halinde eğer üçüncü kişi haciz mahallinde ise söz konusu malın kendisine ait olduğunu haciz esnasında sözlü olarak iddia edebilecektir.

Bu durumda icra memurları bu sözlü itirazı haciz tutanağına geçirmek zorundadırlar. İcra memurlarının bu itirazı tutanağa geçirmek suretiyle yazılı hale getirmemesi ise görevi ihmal, görevi yapmama olacağından bu durum Türk Ceza Kanunun’da düzenlenen ”Görevi Kötüye Kullanma” suçunu oluşturacaktır. Böyle bir durumda ise süresiz olarak şikayet yoluna gidilebileceğini hatırlatmak isteriz.

Ancak bu suç açısından her ne kadar şikayet hakkı süresiz olarak kullanılabilecek olsa da bu suçta dava zaman aşımı süresi 8 yıl olup bu suçu işleyen kişi suç tarihinden itibaren 8 yıl içinde dava edilmez ise işlediği suç zaman aşımına uğrayacak ve herhangi bir ceza almayacaktır. Konumuza dönecek olursak; üçüncü kişi haciz esnasında haciz mahallinde bulunmaz ise haczi öğrendiği tarihten itibaren 7 gün içerisinde icra dairesine giderek istihkak iddiasını öne sürmek durumundadır. Bu sürenin geçirilmesi halinde ise istihkak iddiasını öne sürme hakkı işlem yapılan o takip dosyası için kaybedilmiş olacaktır.

Üçüncü kişinin ister haciz mahallinde ister daha sonra süresinde yapmış olduğu itirazlardan sonra ise icra dairesinin yapılan itirazlara ilişkin itirazlarını sunmaları için alacaklı ve borçluya bildirimde bulunarak 3 günlük süre vermesi gerekmektedir. Bahsi geçen süreler geçirilir ve üçüncü kişinin istihkak iddiasına herhangi bir itirazda bulunulmaz ise bu itiraz hakkı kaybedilecek ve üçüncü kişinin istihkak iddiası kabul edilmiş sayılarak malın üzerinde bulunan haciz kaldırılacaktır.

Ancak zikredilen 3 günlük süre içerisinde üçüncü kişiye ait bulunan istihkak iddiasına karşı itirazda bulunulursa icra dairesi bu hususta herhangi bir karar vermeden dosyayı derhal icra hukuk mahkemesine gönderecek ve icra hukuk mahkemesi de istihkak iddiası ile ilgili herhangi bir incelemede bulunmadan ve karar vermeden sadece yapılan icra takibinin ertelenmesine yahut devam etmesine karar verecektir. İcra hukuk mahkemesi icranın ertelenmesine karar verecekse bu durumda üçüncü kişiden teminat talep etmektedir. Ayrıca icranın ertelenmesi yahut devamı hususundaki bu kararlar kesin nitelikte bulunmaktadır. İcra hukuk mahkemesince verilen karar taraflara tebliğ edilecek ve dosya icra dairesine geri gönderilecektir.


Karar kendisinin yüzüne okunan (tefhim) ya da tebliğ edilen üçüncü kişi bu tarihten itibaren 7 gün içerisinde İcra Hukuk Mahkemesinde İstihkak Davası açmalıdır. Bu 7 günlük süre içerisinde söz konusu istihkak davası açılmadığı takdirde taraflar haklarını kaybedeceklerdir. İstihkak davası kural olarak basit yargılama usulüne ve nispi harca tabi bulunmaktadır. İstihkak davası içerisinde üçüncü kişi; borçluya yapılacak haciz işlemi için gidilen haciz mahallinde haczedilen davaya konu malın kendisine ait olduğunu her türlü bilgi, belge, tanık vb. deliller ile ispat edebilecektir.

Son olarak istihkak davasını kaybeden üçüncü şahsın bu durumda Sebepsiz Zenginleşme Davası açarak alacaklıdan malını yahut malın değerini talep etme imkanı olduğunu da belirtmek isteriz.

En nihayetinde yukarıda da izah ettiğimiz üzere İstihkak iddiası ve davasında işleyen birçok kısa ve hayati süreler bulunmaktadır. Bu sürelerin geçirilmesi halinde ise kişilerin haklarını kaybetmeleri, ileride telafisi güç veya imkansız zararların doğması hali oluşmaktadır. Hal böyle iken yukarıda zikredilen aşamaların neresinde bulunursanız bulunun ELFA HUKUK olarak yürütmüş olduğumuz bu alanda yetkin bulunduğumuz Avukatlık ofisimizle iletişime geçilmesini kesinlikle tavsiye etmekteyiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu