Miras Hukuku

MURİS MUVAZAASI

Muvazaa Nedeniyle Tasarrufun İptali Davası - Sinan Eroğlu Hukuk Bürosu

MURIS MUVAZAASI
Muvazaa Nedir? :
Muvazaa, tarafların gerçek amaçlarını gizleyerek iradelerinde bilerek ve isteyerek meydana getirdikleri uygunsuzluk halidir. Muris muvazaası ise mirasçılarından mal kaçırma kastıyla hareket eden miras bırakanın, 3.kisilerle yaptığı hileli işlemlerdir. Miras bırakan burada mirasçılardan mal kaçırma kastıyla hareket ederek mallarını 3.kisilere temlik eder. Burada amaç miras bırakanın vefatı sonrasında mirasçılarına düşecek olan terekesini azaltma gayretidir.

Muris Muvazaasının Unsurları, Koşulları ve Sonuçları:
Muris muvazaasında görünürdeki işlem; hileli işlemde bulunan tarafların istemediği fakat öyle gözükmesini arzu ettiği işlemlerdir. Görünürdeki işlem gerçek iradeleri yansıtmadığından TBK 19 hükümlerince geçersizdir. Tarafların gerçek iradelerini yansıtan işlem ise görünürün ardındaki gizli işlemdir. Gizli işlem, her ne kadar gerçek iradeleri yansıtsa da bu durum tek basına geçerli olmasını sağlamaz. Bu duruma ek olarak gizli işlemin kanunda öngörülen sekil ne ise ona uygun tesis edilmesi gerekir. Ayrıca gizli işlemin konusunun imkansız ya da hukuka veya ahlaka aykırı olmaması gerekmektedir.

Bununla birlikte; muris muvazaasına dayalı dava açabilmek için; murisin kendi adına kayıtlı bulunan taşınmazı tapuda 3.kişi/ kişilere devretmesi gerekmektedir. Bu haseple tapuda kayıtlı olmayan bir malın temliki halinde muris muvazaası davası açılamayacaktır. Yine bu davanın açılması için murisin vefat etmiş olması gerekmektedir. Davaya konu hak murisin ölümüyle birlikte mirasçılara geçeceğinden murisin sağlığında bu davanın açılması mümkün değildir.

Uygulamada genelde taraflar tapuda görünürde satış veya ölünceye kadar bakım sözleşmesini göstererek taşınmazlarını aslında bağış amacı ile devretmektedir. Burada görünürde olan işlem satış ya da ölünceye kadar bakma sözleşmesidir.
Tarafların gerçek amacı satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi yönünde olmadığı için görünürdeki bu işlem geçer- sizdir. Görünürün ardındaki gizli işlem ise miras bırakanın devrettiği kişiye malını bağışlayarak mirasçılarından mal kaçırması hususudur. Gizli işlem olarak yer edinen bağış sözleşmesinin geçerliliği yazılı olarak tanzim edilmesine ve resmi şekil şartına tabiidir. Eğer bu sekle uygun hareket edilmemişse görünürün ardındaki gizli işlem de geçersiz olacak ve temlik işlemi muvazaaya konu olabilecektir.

Muris Muvazaasında Davayı Kim/ Kimler Açabilir?:
Muris muvazaasında davayı dava açmakta hukuki yararı bulunan bütün mirasçılar açabilir.

Dava açan mirasçı taşınmazın terekeye döndürülmesini talep ediyorsa; diğer mirasçıların olurlarını alması veya atanacak temsilci aracılığı ile davayı ettirmesi gerekmektedir buna karşılık davacı mirasçı sadece ”payı oranında devrin iptalini ve
iptal olan kısmın kendi namına tescilini” talep ediyorsa tek başına dava açabilir.


Muris Muvazaasında Davalı Taraf Kimdir?:

Muris muvazaası davasında taşınmazın muvazaalı olarak devredildiği kişi, bu kişi ölmüşse mirasçıları veya muvazaalı yahut kötü niyetli olarak taşınmazı devralan ikinci ve sonraki el durumunda bulunan kişiler davalı olarak gösterilir.
İkinci ve sonraki el durumunda olan kişilerin sorumluluğu muvazaalı olarak yapılan bir devrin olduğundan haberdar olup olmalarına bağlıdır. Bu kişiler iyi niyetli olarak devralmışlarsa sorumluluklarına gidilmesi söz konusu olmayacaktır.

Muris Muvazaasında İspat Yükü Kimdedir ve Muvazaa Hangi Delillerle İspat Edilmelidir?
Davayı açan ve muvazaa iddiasında bulunan mirasçı/ mirasçılar bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. Davacı olan mirasçı/ mirasçılar muvazaaya konu temlik sözleşmesinin tarafı olmadıklarından dolayı senetle ispat etme yükümlü-lükleri yoktur. İddialarını her türlü delille ispat edebilme imkanları söz konusudur.

Muris Muvazaasında Yetkili Mahkeme Nedir?
Muris muvazaası davası taşınmazın aynına ilişkin bir dava olduğu için muvazaa ile devredilen taşınmazın bulunduğu yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesi yetkilidir.
Muvazaa ile devredilen birden fazla taşınmazın olması halinde taşınmazlardan birinin bulunduğu Asliye Hukuk Mahkemesi yetkili olacaktır.
Buna karşılık muris muvazaası davası genellikle birden fazla dava türü ile birlikte terditli olarak açılabilen bir dava olduğundan dolayı birden fazla yetkili mahkemenin varlığı tartışma konusu olabilmekte bu durumda yetkili mahkemenin doğru tayin edilmesi gerekmektedir.
22/05/1987 tarihli 1986/4 esas ve 1987/5 karar numaralı IBK’ da ayrı ilçe sınırlarında birden fazla yetkili mahkeme olması durumunda yetkili mahkemenin; diğerlerine oranla daha kapsamlı olan muris muvazaası davası kurallarına göre
tayin edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Kısacası muris muvazaası ile birlikte farklı dava türlerinin terditli olarak bir arada açılması halinde yetkili mahkeme taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi olacaktır.

Muris Muvazaası Davasında Hak Düşürücü Süre veya Zamanaşımı Süresi Var Mıdır? Muris muvazaası davalarında genel olarak hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresine tabii değildir.

Av. Elif ŞAN ÖZKAN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu